Yargıtay kararı-üst düzey yönetici-fazla mesai

 Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/21180 E. ve 2013/17543 K. sayılı kararında:

Bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir.

Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.

İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.

şeklinde içtihat edilmiştir.

 

ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN FAZLA MESAİ TALEBİ FAZLA MESAİ ( Müdürün ) Davacının davalıya ait Ankara’da bulunan lokal işyerinde müdür unvanı ile üst düzey yönetici olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Aynı ortamda çalışan ve davacıya emir ve talimat veren, amiri pozisyonda herhangi bir kimse bulunmamaktadır. Aylık ücret miktarı da göz önünde bulundurulduğunda davacının fazla mesai talebinde bulunması mümkün değildir. Mahkemece davacının fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.İK.41

DAVA VE KARAR: Davacı, fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı davalıya ait işyerinde çalışmakta iken fazla mesai alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek alacağının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir.

Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.

Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.

O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir.İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.

Somut olayda davacının davalıya ait Ankara’da bulunan lokal işyerinde müdür unvanı ile üst düzey yönetici olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Aynı ortamda çalışan ve davacıya emir ve talimat veren, amiri pozisyonda herhangi bir kimse bulunmamaktadır. Aylık ücret miktarı da göz önünde bulundurulduğunda davacının fazla mesai talebinde bulunması mümkün değildir. Mahkemece davacının fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi. Y22HD 12.07.2013 E.2012/21180 - K.2013/17547



Makaleler